Blog

24/04/2013

Ermeniler bu topraklardan gönderilmemiş olsalardı?

Ermeniler bu topraklardan gönderilmemiş olsalardı?

Emperyalizmin oyununa gelmemiş olsaydık hep beraber…

Özellikle yaşadığım topraklarda (Erzincan) Ermeni izleri o kadar baskın ki, o kültürün buralardan uzaklaştırılmasının etkisi çok açık görülebiliyor. Düşünün ki tandır ekmeği yapmayı, patatesten yemek yapmayı, turşu kurmayı bu insanlar öğretmiş diğer topluluklara. Taş işçilikleri, ağaç oymaları ve mühendisliğin üst düzeyde uygulandığı yapılar yüzlerce yıldır hala ayakta. Tıp’tan madenciliğe, ticaretten sanata birçok Ermeni vatandaşımız yaşadığı ortamın kalitesini yükseltmiş.

Geçtiğimiz hafta tarih konusunda bilgili ve donanımlı bir ağabeyim ile bunları konuştuk; “Ermeniler bu topraklarda yaşamaya devam etseydi” diye. Evet, olayın bir de bu tarafından bakalım istiyorum; hep zenginliğinden söz ettiğimiz bu topraklarda birlik beraberlik içinde yaşıyor olsaydık acaba gelişmişlik düzeyimiz şimdilerde ne olurdu?

Ermeniler savaşlara katıl(a)madıkları için cephe gerisinde kalıp günlük uğraşlarını devam ettirmiş. Bir anlamda Ermeni toplumu ülkenin Lojistik birimini oluşturuyordu o zamanlarda. Onlar gittiler ve hemen hemen savaşmak dışında bir yetisi olmayan bir Anadolu kaldı geriye. Hemen her şeye yeni baştan başladık. Amerika’yı yeniden keşfetmek için uğraştık on yıllarca.

Yazının başında da belirttiğim gibi hep birlikte bu Emperyalist oyuna gelmemiş olsaydık bu topraklar bu gün dünyanın gerçek merkezi olurdu. Konuşma uzundu tabii ben aklımda kalanlarla kısaca geçiyorum. Bir düşünelim diye olayı bir de bu yönden… Hrant Dink’in de dediği gibi; “bu topraklarda gerçekten hazine çok, ama yanlış yerde arıyorsunuz; toprağın altında değil üstünde bu hazine.”

Ermenilerle birlikte bu topraklardan neler gitti? Bunu gerçekçi olarak ve kalıpları bir yana bırakarak bir defa daha düşünelim. Anlatılanların hepsi gerçek mi, ya da asıl gerçek bu mu? Bunu da sorgulamayı unutmayalım. Bazı durumlarda ‘doğru’ ve ‘gerçek’ birbirinden oldukça farklı olabiliyor.

Ermenilerden bize miras kalan sadece on yıllardır aranılan defineler, gömüler değil; katliam hikayeleri de değil, gözünüzü açın artık. Çoğumuzun zoruna gidebilir bu açıdan bakmak ama zaten bu hale getirilmemiz de o olayların bir parçası değil mi?

Bunu da düşünelim istiyorum: “Ermeniler Ruslarla bir olup bizi sırtımızdan vurdular” doğru olabilir, gerçek te olabilir, peki aynı şeyi hatta da fazlasını Osmanlı’dan Cumhuriyete ve hatta günümüze kadar benzer şekillerde yapmış ve hala yaptığını iddia ettiğimiz Kürtler neden hala kardeş?

Kürt isyanları, Cumhuriyetin kuruluşu öncesi ve sonrasında bölgede özerklik talepleri, yanlarına Dersim’i de alma çabaları ve Dersim’in de başını yakmaları bu yolda.. Başlı başına Osmanlı’dan günümüze Kürt isyanları konu edilse dahi Ermeniler’in yaptıkları iddia edilen arkadan hançerleme ya da katliamlardan fazlası var eksiği yokken neden Ermeniler gittiler sadece?

Neden emperyalistler -ya da bir takım güçler diyelim- bu topraklardan Rumların ve Ermenilerin gönderilmesinin yolunu açtı da Kürtlere dokunulmadı bu açıdan? Kimse gitsin istemiyorum yerinden, yurdundan; bu açıdan yanlış anlaşılmasın konu, sadece ayrıcalıklı durum ne idi, bunu sorguluyorum aklımda?

Gönderilen Ermeniler ve Rumlar ile birlikte gidenleri düşünün ve kalanların bize maliyetlerini… 1915 cumhuriyet öncesi idi diye ayrı tutabilirsiniz, peki 6-7 Eylül olayları ile Rum vatandaşlarımıza yapılanlar?

Kayserililer(şimdiki) ticarete ne zaman ve nasıl başladı, bunu samimi bir Kayserili’den dinlediniz mi hiç? Rumlar gitmeden önce ne yapardı? Rumlar ticaretin de üretimin de etkin aktörleri idi. Rumların yanında çalışan Kayserililer onlar gittikten sonra onların yerlerine geçtiler ve bugünün Kayserili tüccarları ortaya çıktılar Rumların mirası üzerinden..

Yeniden soralım, bu topraklardan çeşitli oyunlarla gönderilen, gönderilmesine ortam yaratılan Ermeniler ve Rumlar aslında neden gönderildi?

O insanlarla birlikte diğer tüm toplulukların burada, adı geçen her topluluğun binlerce yılı aşan tarihinin olduğu Anadolu’da barış içerisinde, huzurlu bir şekilde yaşamaya devam edebilmesi koşulları sağlanabilmiş olsaydı sizce bu toprakların gelişmişlik düzeyi ne olurdu?

Büyükleriniz hala anlatmaz mı, Yahudi bilmem ne ustası, Ermeni bilmem ne ustası, Rum bilmem ne ustası diye. Kaç “Türk ustası” var böyle anlatılan? Gocunmak yok; o günün şartlarında belki yanlış politikalar sonucu Osmanlı dahil bu insanlar cephe gerisinde kaldılar ve bu işlerle uğraşmaya devam ettiler. Savaşanlar belliydi; hep övünüyoruz zaten bununla; ama toplumu ekonomik olarak ayakta tutanlar işte bu giden/gönderilen “azınlık” insanlardı.

Sanırım okuyan herkes için yeterince açık sorular oluşmuştur aklında.

Şimdilik yazacaklarım bu kadar, biraz da düşünelim.

 

24.04.2013

Ali Fuat KARASU

 

Strateji - Analiz , , , , , ,
%d bloggers like this: